TÜRKİYE ULUSAL VEREM SAVAŞI DERNEKLERİ FEDERASYONU ve
TÜRK TORAKS DERNEĞİ
24 Mart 2010 Dünya Tüberküloz Günü Açıklaması

Ne: Verem Savaş Dispanseri
Ne zaman: Günümüzde, son zamanlarda
Nerede: Ülkemizdeki verem savaşında
Niçin: Sağlıkta Dönüşümün doğasındaki teknik nedenlerden dolayı
Nasıl: Verem Savaş Dispanserlerini etkisiz hale getirerek
Kim: Sağlık Bakanlığı

VEREM İLE SAVAŞ SÜRDÜRÜLMELİ
SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM VEREM SAVAŞINI ENGELLEMEMELİ
Verem savaşı için verem savaşı dispanserlerinin yeterli personelle verimli şekilde çalışmalarının sürdürülmesi gereklidir.

24 Mart Dünya Tüberküloz Günüdür. 24 Mart, Robert Koch'un 1882'de verem mikrobunu keşfettiğini ilan ettiği tarihtir.

Bugün, 128 yıl sonra verem hastalığına hala bir yüzyıllık yöntemler ile tanı koyuyoruz. Hala 45 yıl önce bulunan ilaçlarla tedavi ediyoruz. Hastalara tanının geç konması, ilaçların uzun süre kullanılıyor olması büyük sorunlardır. Dahası, dünyada bu tanı ve tedavi olanaklarından mahrum milyonlarca verem hastası vardır. 2008 yılında dünyada 9,4 milyon yeni TB hastasına tanı konulmuştur ve bir yılda 1,8 milyon kişi veremden ölmektedir. Yani, günde 490 kişi ölmektedir. Hasta başında hızlı ve kolay tanı koymayı sağlayacak yeni testlere ve daha kısa süreli ve daha etkili yeni tedavilere ihtiyacımız vardır. Hastalığa engel olacak daha etkili verem aşılarına ihtiyaç vardır.

Tüm dünyada 24 Mart, verem hakkında toplumun bilgilendirilmesi ve farkındalık yaratmak için; kamuoyu oluşturmak için; yönetici ve karar vericilere verem savaşının sorunlarını anlatmak için önemli bir gündür.

Türkiye'de 2010 yılında verem savaşının durumu

Ülkemizde verem savaşının durumunu 24 Mart Dünya Tüberküloz Gününde yeniden değerlendirmemiz gereklidir. Çünkü Sağlıkta Dönüşüm uygulamalarının verem savaşına zarar vermemesini arzu ediyoruz.

  1. Son yıllarda Sağlık Bakanlığının açıkladığı verem raporları Türkiye için önemli bir bilgi kaynağı olmuştur. Verem savaşı dispanserlerine kayıtlı her yıl yaklaşık 19.000 tüberküloz hastası tedavi görmektedir. Tahmini olarak yılda 2-3 bin verem hastasının kayıt dışı olduğu tahmin edilmektedir.
  2. Verem hastalarına doğru tanı konulması konusunda önemli gelişme kaydedilmiştir. Hastaların balgam incelemelerinde mikrobun gösterilmesi en önemli tanı yöntemidir. Bunun yanında, balgam kültürü ve ilaç duyarlılık testi yapılma oranları düşüktür. Bazı büyük kentlerimizde bile hala bakteriyolojik tetkiklerin yetersiz yapılıyor olması, bugünün tıbbi imkanları ve bütçeleri açısından başarısızlıktır.
  3. Hastaların tedavisinde standart ilaç kullanımı yerleşmiştir. Doğrudan gözetimli ilaç içirme uygulaması, Sağlık Bakanlığının konuyu önemsemesi ile büyük başarı sağlamıştır. Tedaviyi terk eden hastaların sayısı her yıl daha da azalmaktadır.

 

Bütün bu uygulamalar ve başarılar, dünyada başarılı kabul edilen bir program yürütüyor olmamız verem savaşı dispanserleri sayesinde gerçekleşmiştir. Dispanserler, aile hekimliği ve birinci basamaktaki kurumlarla işbirliği sağlarlar. Tanı şüphesi olan hastalarda bilgi ve deneyimleri ile, bakteriyolojik tetkik olanakları ile tanı koyarlar. Tanı konulan bütün hastaların tedavisini gözetimli sürdürürler. Hastaların aile bireyleri ve diğer temaslıların muayenelerini yaparlar. Koruyucu tedavileri uygularlar. Tüberküloz hastalarının ve tedavi sonuçlarının kayıtlarını tutup bunları raporlama görevini yerine getirirler. Verem savaşı dispanserleri, ülkemizde verem savaşının olmazsa olmaz temel kurumudur.

Sağlıkta dönüşümün verem savaşına zarar vermemesini sağlamamız gereklidir. Aile hekimliğine geçilen bazı illerde sorunlar yaşanmaktadır. Birçok ilde, verem savaşında deneyimli ve eğitimli hekimler dispanserlerden ayrılmakta ve aile hekimi olmaktadırlar. Bunun nedeni, aile hekimliğinin ekonomik açıdan cazip olmasıdır. Verem savaşı hekimi olmak ise dezavantajlıdır. Bazı dispanserlere yeni hekimler atanırken, bazıları hekimsiz kalmaktadır, çalışan hekimler sık sık dispanser dışında görevlendirilmektedir; bunlar da verem savaşına önem verilmediğini düşündürmektedir.

Verem savaşı ya da tüberküloz kontrolünün ihmal edilmesi ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Etkileri yıllar içinde ortaya çıkmaktadır. Bu konuda New York kentinin ve Sovyetler Birliğinin yaşadığı deneyimler son derece öğreticidir. Verem savaşı programı ihmal edilince New York kentinde hasta sayısındaki artış, ilaç direnci ve bulaşmanın artması korkutucu olmuştur. Bunu kontrol edebilmek için olağanüstü harcamalar yapılmıştır. Rusya'da 1990'lardan itibaren verem savaşının ihmali, tüberküloz hastalığının ve ölümlerin 3 kat artmasına neden olmuştur. İlaç direncinin de dünyada en büyük sorun olduğu eski Sovyetler Birliği ülkelerinde hala tüberküloz kontrol altına alınabilmiş değildir.

Sonuç olarak, ülkemizde verem savaşının sürdürülmesi gereklidir. Bunun için verem savaşı dispanserlerinin eğitimli ve deneyimli kadroları ile hizmeti sürdürmesi zorunludur.

VEREM İLE SAVAŞTA EN BÜYÜK DESTEĞİM DİSPANSERİM


Bu site Doç. Dr. Şeref Özkara'nın katkılarıyla hazırlanmıştır.
sorularınız için: ozkaraseref@yahoo.com
Adres: Türkiye Ulusal Verem Savaş Dernekleri Federasyonu
Sağlık 2. Sokak 63/10 Kolej/Ankara
Tel:0 312 4319335
Faks:0 312 4333214

tarafından geliştirilmiştir